" KUZEY KÜRDISTAN ULUSAL DEMOKRATIK PLATFORMU TOPLANTISINA"

9-10 Eylül 2000 tarihinde Köln'de yapilacak toplantiya Isveç'te bulunma zorunlulugumdan ötürü katilamiyorum. Onun için tartismak istedigim bir-iki konuyu sizlere yazili olarak sunmak istiyorum. Düsüncelerimi uygun göreceginiz bir yöntemle katilanlarin bilgisine sunar ve tartisma olanagi saglarsaniz sevinirim.

Bu vesileyle toplantiniza basari dileklerimi ve katilanlara da selam ve saygilarimi sunuyorum.

Stockholm, 8.09.2000 Rusen ARSLAN

 

 

 

BU TOPLANTIDAN BIR TEMSIL ORGANI ÇIKABILIR MI?

Toplanti Kuzey Kürdistan Ulusal Demokratik Platformu tarafindan düzenlenmistir. Toplantiya Kuzey Kürdistan'li bir kisim siyasal örgütlerin yani sira Kürt sahsiyetleri de katilacaktir. Toplantida nelerin tartisilacagi tahmin edilmekle birlikte, gündemde bir belirlilik de yoktur. Ben de böyle bir tahminden yola çikarak, ilkönce temsil konusunu islemek istiyorum.

Bilesimini pek iyi bilmemekle birlikte, Kuzey Kürdistan Ulusal Demokratik Platformu, PKK disindaki örgütlerden olusmaktadir. Bu örgütler teker teker veya birlikte Kürt halkinin ne kadarini temsil ediyorlar? Bunun tartismasini gereksiz buluyorum. Birçogu ufak bir ilin legal parti organlarini olusturacak kadroya sahip degildir. Platformun, bu bileskesiyle Kürt halkini temsilden ne kadar uzak oldugu ortadadir. Bizim gibi örgütsüz bireylerin destegini alsa ya da temsil alanini Avrupa ile sinirli tutsa bile bu gerçek degismeyecektir.

Sayet toplantiniz bu gerçeklikten hareket etmez, temsil iddiasina kalkisirsa ve bu baglamda organ olusturursa; kanimca basarisiz olusumlar zincirine bir halka daha eklemis olacaktir. "Seyhin kerameti kendinden menkuldür" diye bir söz vardir. Seyhler için "geçerli" olan bu kural , ne yazik ki siyasal örgütler için geçerli olamiyor. Böyle vehim içinde olan partiler ve siyasal kurumlarin vardiklari yer ortadadir. Alin size KUM (Kürdistan Ulusal Meclisi), Sürgünde Kürt Parlamentosu ve Kürt Ulusal Kongresi örneklerini… Kaldi ki bunlarin tümü, kitlesellesmis ve uluslararasi bir etkinlige erismis PKK gibi bir partinin güdümündeki kuruluslardi..

 

NEYIN SIYASAL ÖNCELIGI VARDIR?

Günümüzü bir yaniyla Lozan öncesi sürece benzetebiliriz. Avrupa Topluluguna (AT) girmek isteyen Türkiye bir yanda, AT üyeleri bir yanda Kürt sorunun çözümü için pazarlik hazirligi içindeler. Isin öznesi olmasi gereken Kürt halki, Lozan'daki gibi nesnesi konumundadir. Kimsenin Kürtlere "ne istiyorsunuz" diye sordugu yok. Kürtlerin de dünyaya sunacagi ulusal konseptleri yok. "Imrali süreci" tutturmus gidiyoruz. Gözümüzün baska sey gördügü de yok.

Bence öncelikli sorun, böyle bir ulusal konsepti yaratmak ve dünyaya ilân etmektir. Bu konsepti yaratacak platform ise bir ulusal konferans olabilir. Temsil gücü yüksek, bu baglamda her sinif ve tabakanin, meslek kuruluslarinin, demokratik kitle örgütleri ve ulusal kurumlarin, legal ve illegal partilerin temsil edildigi, yurtsever nitellikli eski ve simdiki mahalli yöneticiler, parlamenterler, Kürt halkinin ulusal demokratik mücadelesine hizmet etmis sahsiyetler, Kürt bilim adamlari, yazarlar ve sanatçilarin katilacagi bir ulusal konferans bu is için biçilmis kaftandir.

Böyle bir konferansin ilân edecegi ulusal konsept, içte ve dista etkin bir konuma ulasir. Çözümde dikkate alinamazlik edilemez. O zaman "Imrali süreci" gibi olaylarin kiymeti harbiyesi kalmaz. Çünkü ulusal mücadeleye omuz veren her örgüt, kurum veya kisinin elinde bir ulusal pusula olmus olacaktir. Iste o zaman Kürt halki, Kürt sorununun çözümünde nesne olmaktan kurtulup isin öznesi de olur.

Bu öneriyle hiç bir örgütten siyasal programindan, idealinden vazgeçmesi istenmiyor. Her örgüt elbette ki amacini gerçeklestirmeye çalisacaktir. Istenen birlikte çalismada ulusal konsepti gözetmek, günümüzün kritik sürecinde ulusal birlik içinde olmaktir.

Dikkat edilirse Türk devleti için "devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügü", Kibris, AT birer ulusal konsepttir. Sagcisi, solcusu, dincisi bunlari tartisma konusu yapmiyor.

Platformun düzenledigi toplantiya katilanlardan ricam, yukarida sundugum çerçevede bir ulusal konferansa gerek olup olmadiginin üzerinde düsünmeleri ve tartismalaridir. Toplantiya katilanlarin, ulusal konferans tartismasini aktüel hale getirebileceklerine inaniyorum.

 

Rusen Arslan