KITAPLAR

 

 

NIYAZI USTA  

Rusen Arslan

 

 

DOZ Yayinlari

 1. Baski: Nisan 2004, Istanbul

 

 

Kapak Tasarimi: Can Matbaacilik

 

 doz@tnn.net

 

 

 

Rusen Arslan "Niyazi Usta"yi Anlatiyor

Vatanla Hiyar'i Hiç karistirmadi / Celal Baslangiç/ Radikal

'Vatan hiyar midir ikiye böleyim' sözünün sahibi Niyazi Tatlici. 'Halk Feylezofu Terzi Niyazi'nin öyküleri, ölümünün 27'nci yilinda Rusen Arslan tarafindan 'Niyazi Usta' adiyla kitaplastirildi. Anlasiliyor ki acilara gülmek insani ölümsüz yapiyor...

12 Mart'in 'Balyoz Harekâti'nda dükkâni basilip gözaltina alinmisti. Ilk sorgusundan sonra savcinin 'bölücülükten tutuklama' istemiyle yargiç karsisina çikarilir. Hâkim sorar: "Senin vatani bölmek istedigin iddia ediliyor ve bu yüzden tutuklanman isteniyor... Ne diyorsun?"
Niyazi usta, her zamanki Niyazi ustadir. Yargicin sorusunu kendi üslubunca yanitlar:
"Hâkim bey, vatan hiyar midir Niyazi Tatlici ikiye bölsün?"
Siyasal hayatimiza yerlesen bu esprinin gerçek sahibinin Diyarbakirli bir terzi, ayni zamanda 12 Eylül öncesinde Diyarbakir'da bagimsiz belediye baskani seçilen Mehdi Zana'nin ustasi oldugunu, bölgede dogup büyüyenler disinda pek kimse bilmez.


Din bilgini babanin sosyalist oglu
Ancak Kürt kökenli 'devrimci arkadaslar'in bugün bile 'Niyazi usta'nin öyküleri bütün sohbetlerin özel bir bölümünde yer alir.
Silvanlidir 'Niyazi usta'. Babasinin din bilgini olmasindan dolayi genis bir din kültürü vardir. Bu da bir sosyalist olarak, gericilerle tartisirken hep elini güçlü kilmistir.
1950'li yillarda politikaya o dönemin iktidari Demokrat Parti'den ayrilanlarin kurdugu Hürriyet Partisi'ni destekleyerek baslamis. Ancak en yogun siyasal etkinligini Türkiye Isçi Partisi ile sürdürmüs.
Ilkokulu Silvan'da bitirmis, küçük yasta terzi çirakligina baslamis. Önce Silvan'da bir terzi dükkâni açmis, sonra da bu dükkâni ekonomik nedenlerle Diyarbakir'a tasimis. Bu süreçte de daha sonra belediye baskani olan Mehdi Zana çiragi, kalfasi olarak hep yaninda yer almis.


Engels oldu Seyh Seyda
12 Mart'ta gözaltina alinip tutuklanmis, bir yil hapis yattiktan sonra çikmis. Türkiye'nin en çalkantili yillarina, devlete, sol siyasetlere, farkli sosyalist egilimlerdeki Kürt gruplariyla iliskilerine kadar uzanir 'Niyazi usta'nin öyküleri. Hepsinde de bir derinlik, bir bilgelik, bir entelektüel birikim, zekâ piriltisi ve hayati tersten okumanin izleri vardir.
12 Mart'tan hemen sonra dükkâni ve evi basilir 'Niyazi usta'nin. Kitaplarina, dergilerine el konulur. Dükkânda bulunanlar arasinda Engels'in de bir fotografi vardir. Polis, Engels'i göstererek sorar 'Bu kimdir?' diye. Hiç tereddüt etmeden yanitlar 'Niyazi usta':
"SeyhSeyda' nin fotografi."
'Yasak yayin' bulundurmaktan yargilanir ve beraat eder 'Niyazi usta'. Bu kez bölücülükten dava açilir. Savciya göre ilk davadan beraat etmesi de kurtarmamistir 'Niyazi usta'yi. Dösenir iddianameyi:
"Sanik, Diyarbakir Dogu Devrimci Kültür Ocaklari örgütü kurucularindan olmamakla beraber, takip altinda bulunmasindan dolayi dükkâninda ve evinde yapilan aramada Engels'e ait büyük boy resim, DDKO bülteni, TIP genel kurulu karari beyannameleri, gençlere çagri, Aydinlik Gazetesi, Kimil, Yeni Ufuklar, Sosyal Adalet gibi matbualar ve Kürtçe gramer, Imece, Yeni Akis, Ant gibi sol yayin mecmualari bulunmus olup, bunlari bulundurmaktan dolayi hakkinda açilan dava sonucunda sanik beraat etmisse de bu yayinlar süphesiz sanigin zihniyetini gösterir..."


'Bu maddeler bana uymaz'
Savci iddianamede 'Niyazi usta'ya ait terzi dükkâninin örgüt merkezi gibi çalistigini, birçok eylemin Mehdi Zana ile birlikte bu dükkânda planlandigini anlatir. Mahkemedeki sorgusunda durusma yargici sorar:
"Niyazi Tatlici, askeri savci senin TCK'nin 141/4. ve 142/3. maddelerini ihlal ettigini iddia ediyor. Ne diyorsun?"
'Niyazi usta' kendinden emindir:
"Hâkim bey, TCK'nin 500 küsur maddesi var, hiçbiri bana uymaz."
Yargiç israr eder:
"Senin terzi dükkânina birçok insanin girip çiktigi ve orada Kürtçülük faaliyetinde bulundugun iddia ediliyor."
'Niyazi usta' da israrlidir:
"Ben Türkiye'nin en ünlü terzisiyim. Bu ünümden dolayi herkes, her yerden bana elbise diktirmeye gelir. Eger hapiste olmasaydim, siz de elbise diktirmek için benim dükkânima gelecektiniz."
Yargiç ister istemez 'Niyazi usta'nin savunmasini tutanaklara geçirir. Mahkeme çikisi bir arkadasinin kulagina egilir 'Niyazi usta':
"Türkiye'nin en ünlü terzisi oldugumu mahkeme tutanaklarina tescil ettirdim."
'Niyazi usta' kalfasi Mehdi Zana ile birlikte terziligi Diyarbakir Askeri Cezaevi'nde sürdürmüs. Cezaevi idaresinden dikis makinesini kogusa getirip dikis dikmek için izin koparmis. Kogusta bir köseye kalfasi Zana ile birlikte 'terzihane'yi kurmus. Bir de güçlü lamba koymus tepesine.
Gecenin geç bir saatinde 'Niyazi usta' çalisiyor. Tarik Ziya Ekinci, uykunun insan vücuduna ne kadar gerekli oldugunu, zamaninda uyumak gerektigini anlatarak, "Niyazi projektörleri söndür de artik yatalim" diyor. 'Niyazi usta'nin yaniti hazir:
"Niye Tarik abi, yarin sabah erkenden ihaleye mi yetisecegiz?"
Ne içeride eksik olur 'Niyazi usta'nin espirileri, ne disarida.
Bir eve misafirlige gider Diyarbakir'da. Ev epeyce kalabaliktir. Diyarbakir'in taninmis ailelerinden birçok kisi de oradadir. Bir yabanci girer odaya ve tanisma fasli baslar:


Uydurma asalet; 'Esekoglu'
"Falanca Cizrelioglu, filanca Cemiloglu, Mehmetoglu, Iskenderoglu, Azizoglu, Ensarioglu..."
Sonunda sira 'Niyazi usta'ya gelir. Asalet unvanindan nefret eder ama bir asalet unvani kullanmaya da ihtiyaç duyar:
"Niyazi Esekoglu..."
Diyarbakir'daki Ar Pasaji'ndaki dükkâninda otururken bir arkadasi elinde okumakta oldugu dergiden basini kaldirarak, "usta gördün mü? Bizim ne zamandir düsündüklerimiz ve söylediklerimiz gene dogru çikti" der.
'Niyazi usta' bir yandan dikis dikerken, diger yandan lafi yapistirir:
"Benim babam, bizim söylediklerimiz her zaman dogru çikiyor da, biz seninle zaten senelerden beri devamli olarak dogru seyler söylüyoruz ama iki kisiden üç kisi olamadik."
'Niyazi usta' herkese küfrü yapistirir, ama hiç kimse kizmaz. Içinde bulunulan durumu hicvetmekten de hiç geri kalmaz.
Örnegin bir gün Ankara'da ablasinin evini bulamayan bir gence bagirir:
"Ulan orospu çocuklari! Daha evinizin yolunu bile bulamiyorsunuz, bir de kalkmissiniz devlet kuruyorsunuz..."


'Eksi 44'te devlet mi kurulur?'
Ya da Agri'dan gelen bir arkadasina "Ne var ne yok Agri'da" diye sorup "Caninin sagligi, Agri'da soguktan baska ne olacak. Geldigimde isi sifirin altinda 44 dereceydi" yanitini alinca, bir baska soruyla karsilik verir:
"Oglum söyle bakayim! Eksi 44 derecede devlet mi kurulur?"
Disinin feci sekilde agridigi bir gün kendi kendine söylenir:
"Yahu bu dis agrisina dayanmak, Kürt devleti kurmaktan daha zordur..."
Yine disinin agridigi bir gün 'Niyazi usta'nin dudaklarinin kipirdadigini gören bir arkadasi kizdirmak için sorar:
"Ne o Niyazi usta, dua mi ediyorsun?"
Her kosulda hazirdir yaniti 'Niyazi usta'nin: "Eee, ne yapayim oglum, bize 'Din afyondur' dediler. Ben de dislerimi uyusturup agrisini dindirmek için dua okuyorum."
Baska yönleri de var elbet 'Niyazi usta'nin. Örnegin dar günlerin dostudur. Sikiyönetim mahkemesinde kalfasi Mehdi Zana ile birlikte yargilanirken askeri savci esas hakkindaki mütalaasini okur:


Mehdi'yi yalniz birakmaz
"Her ne kadar baslangiçta Niyazi ile ilgili suçlamalar getirmis ve onu tutuklatmissak da, son incelemeler karsisinda, suç konusu eylemler, Kürtçülügünden ve mitinglerdeki rolünden dolayi sorumlu Mehdi Zana'dir.
Ortakligindan dolayi Niyazi de bu eylemlerin içinde görülüp suçlaniyor. Sonraki inceleme ve arastirmalarimizda Niyazi'nin bu düsüncede olmadigi ve eylemlere katilmadigi kanaatine varmis bulunuyoruz. Bu yüzden beraatini istiyoruz."
Yargiç, savcinin bu mütalaasina ne dedigini sorar. Ayaga kalkar 'Niyazi usta':
"Savcinin söyledikleri dogru degildir. Sizin Mehdi'yi suçladiginiz bütün eylemlerde ben de varim. Ben de onunla ayni düsüncedeyim. Bütün eylemlerden haberdarim ve ben de onunlaydim."
Daha sonra yetistirdigi Mehdi Zana, Diyarbakir'da bagimsiz belediye baskani seçilir. 'Niyazi usta' kansere yakalanir. Zana ustasini hiç birakmaz. Yurtdisinda tedaviye bile gönderir. Ama kurtarilamaz, 1977 yilinda, çok genç yasta yasamini yitirir.


Herkesin bir anisi var onunla
Bütün bunlari Rusen Arslan'in, Doz Yayinlari'ndan yeni çikan 'Niyazi usta' adli kitabindan ögreniyoruz. Ümit Firat'tan Tarik Ziya Ekinci'ye kadar pek çok kisi anilarini anlatmistir 'Niyazi usta' ile ilgili.
Hâlâ anilari, öyküleri anlatiliyor 'Niyazi usta'nin. Arslan kitabini "Niyazi usta, sen Kürt entelektüel ve siyasi yasaminda hos bir sedaydin. Seni özlüyoruz" diye bitirmis. Kitabi okuyunca insan bir kez daha anliyor ki, acilara gülmek insani ölümsüzlestiriyor!

(RADIKAL)

(Fotograf, Vedat Erkaçmaz'in Albümünden alinmistir. 1973 Diyarbakir Sikiyönetim Askeri tutukevinde ögrencilerle beraber. Niyazi Usta ögrencilerin omzunda!)

 

Kitaplarin isteme adresi: DOZ YAYINLARI, Kocatepe Mah. Taksim Cad.No71-73/5, 800090 Beyoglu Taksim / Istanbul - Tel: (0212) 297 25 05 - Fax: (0212) 297 18 73 - E-mail: doz@tnn.net